KANSERLİ HASTALARIN BİLGİLENDİRİLMESİ

T.C Sağlık Bakanlığı Recep Tayyip ERDOĞAN Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Yrd.Doç.Dr.Sema RAKICI
KANSERLİ HASTALARIN BİLGİLENDİRİLMESİ "Söylemek yada söylememek, işte bütün mesele bu’’ Gerçeğin hastaya söylenip söylenmeyeceği hususunda halen bir görüş birliği bulunmamaktadır.
KANSERLİ HASTALARIN BİLGİLENDİRİLMESİ

KANSERLİ HASTALARIN BİLGİLENDİRİLMESİ

 

         "Söylemek yada söylememek, işte bütün mesele bu’’   Gerçeğin hastaya söylenip söylenmeyeceği hususunda halen bir görüş birliği bulunmamaktadır. Bu tutumun temelinde hastanın gerçeklere dayanamayacağı görüşü yatmaktadır. Esasında hasta haklarındaki gelişmeler ve etik ( ki bazı ülkelerde yasal ) zorunluluklar nedeniyle hastaların bilgilendirilmesi gerekli hale gelmiştir. Bu durumda bu bilgiyi hastayla nasıl paylaşabilirim? Sorusunu ortaya çıkmaktadır. O halde tartışılması gereken bilgilendirme yöntemi olmalıdır. Bilginin veriliş şekli hastaların tepkileri üzerinde önemli etki gösterdiği de bilinmektedir. Her hasta ve hekime özgü farklı koşullara uygun yaklaşım şekilleri vardır. Ve neticede hekimler kendi tarzını belirlemektedir

            BİLGİLENDİRME İÇİN BAZI ÖNERİLER ŞUNLAR OLABİLİR:


•    Görüşmeler sakin ve uygun ortamda yapılmalıdır. Hasta ve yakınlarının koridorda ya da ayaküstü                        konuşma istekleri randevu verilerek geri çevrilmelidir.
•    Önyargısız yaklaşım ve yargılayıcı olmayan tutum önemlidir.
•    Aktif dinleme uygulanmalıdır. Farklı kültürel ve ruhsal yapıdaki hastalar ile görüşürken, hekim ne •    Empati kurmak hastaların duygularını daha iyi anlamamızı sağlar.
•    Bilgi hastanın kabul edebileceği şekilde verilmelidir. Hasta ile kurulan iletişim, hastanın gerçeği nereye kadar duymak istediği hakkında yol gösterir.
•     Umut her zaman korunmalıdır. Hastanın küratif tedavisi olmasa bile, palyatif olarak izlenecek yaklaşımlar olduğu ve tıbbın geliştiği söylenebilir.
•     Öncelikle hekimin kendisinim ölümle yüzleşebilir olması gereklidir. Kanserli hastaya yaklaşımda hekimlerin sorunlarının kaynağında hekimin ölümle ilişkin kaygıları bulunmaktadır. Bu durumda hastanın ölümü inkâr gereksinimi, hekiminki ile doğru orantılıdır.
•     Hastayı tanımak, o konuşmak istediği zaman ve hazır olduğu kadar bilgi verilebileceği mesajını iletmek, gerekli açıklamaları bu yönde yapmak gerekir. 

 

         KAÇINILMASI GEREKEN DAVRANIŞLAR


•      Hastaya ömür biçilmemelidir.
•      Terminal dönemdeki ya da kötü haber verilmesi gereken durumlarda hastadan sakınma ya da kaçma davranışı uygun değildir. Hekimin kendi benliğini korumasına yönelik bu savunma yaklaşımı hekimi hastadan uzaklaştırır. Uzaklaşma hareketi hastayı görmemek şeklinde değil, onunla yüzeysel konuşma, gözlerini kaçırma, hastayı dinlememe ya da ona dokunmama şeklinde olabilir. Bu durumda hasta hekimin uzaklaştığını, kendisini terk ettiğini fark eder ve ruhsal durumu olumsuz yönde çok etkilenir.
•      Hekimin her şeyi bilen ve her zaman hasta adına doğru kararlar alıyor tavrı da kanser gerçeğini yaşaması gereken hastada gerçek dışı beklentiler ile sonunda düş kırıklığı ve güven sorunu oluşturması nedeniyle doğru bir davranış değildir. 

Psikoonkoloji alanında son yıllarda çok sayıda araştırma yayımlanmıştır. Hekim ile hasta ve ailesi arasındaki ilişkiler için rehber olabilecek öneriler tanımlanmıştır. Ölümcül hastalarda, özellikle terminal dönemdeki kanserli hastalar ile karşılaşan hekim yeni ve zor bir rol üstlenmek zorunda kalmaktadır. Bu alışılagelmiş ve benimsenmiş tedavi edici rol yerine, hastanın yaşamının son anlarında ona eşlik etmek görevimiz olmaktadır.

 

 

Yard. Doç. Dr. Sema RAKICI
    Radyasyon Onkolojisi Uzmanı